ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDEN STRATEJİK BAĞIMSIZLIĞA: NADİR TOPRAK ELEMENTLERİNİN EKONOMİ-POLİTİĞİ
- Ersin Dedekoca
- 7 Kas 2025
- 10 dakikada okunur
GİRİŞ
Küresel enerji dönüşümü, dijitalleşme ve savunma sanayindeki yapısal değişimler, nadir toprak elementlerini (NTE) yalnızca bir maden grubu olmaktan çıkararak “jeoekonomik bir güç unsuru” haline getirmiştir. Günümüzde NTE; elektrikli araçlardan rüzgâr türbinlerine, yarı iletkenlerden füze güdüm sistemlerine kadar çağdaş ekonominin kalbinde yer almaktadır. Bu nedenle ülkeler, artık yalnızca enerji arz güvenliğini değil, “kritik hammadde güvenliğini” de ulusal stratejilerinin merkezine koymaktadır.
Çin’in hâkimiyetindeki küresel arz zinciri, ABD, Avrupa Birliği, Japonya ve Avustralya gibi aktörleri stratejik bağımsızlık arayışına yöneltirken; Türkiye gibi gelişen sanayileşme potansiyeline sahip ülkeler de bu dönüşümde yer alma hedefini güçlendirmektedir.
Bu analiz, NTE’nin teknik, ekonomik ve jeopolitik boyutlarını bir arada ele alarak, “küresel eğilimleri”, başlıca aktörlerin stratejilerini değerlendirmeyi; bu konuda şimdi ve gelecek için çıkarımlar yapmayı amaçlamaktadır.
KISACA “NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ”[1]
NTE olarak bilinen 17 tür metal vardır ve periyodik tablonun en alt kısmında bulunurlar. Bunların çoğu aslında çok nadir değildir ve dünyanın her yerinde bulunurlar. Ancak nadiren verimli bir şekilde çıkarılabilecek kadar büyük cevher yataklarında bulunurlar.
Bu elementlerin “nadir” olarak adlandırılmalarının nedeni, onları birbirinden ayırmanın çok zor olmasıdır. Başka bir anlatımla, yerkabuğundaki dağılımları yaygın, ancak ekonomik olarak işlenebilir cevherleri nadirdir. Doğada onları birbirine bağlayan kimyasal bağları kırmak, 100'den fazla “işleme aşaması” ve büyük miktarlarda “güçlü asit” gerektirebilir.
NTE, periyodik tablonun[2] 15 lantanit elementi ile birlikte itriyum (Y) ve bazen skandiyumdan (Sc) oluşan metalik elementlerdir.
· Temel Özellikleri ve Kullanım Alanları
NTE’nin başat özelliklerini:
- Yüksek manyetik, optik ve katalitik yetenekler,
- Benzer kimyasal yapılar nedeniyle ayrıştırması zor olması,
- Elektronik, enerji, savunma ve yeşil teknoloji için vazgeçilmezliği,
şeklinde sayabiliriz.
Kullanım alanları da aşağıdaki tablodaki gibi özetlenebilir.

Kaynak: Global Critical Minerals Outlook 2025[1]
· Başlıca Üreticiler ve Rezervler
NTE’nin başlıca üreticileri ve hâlihazırdaki rezervlerin ülke bazında dağılımı aşağıdaki grafik ve tabloda gösterilmiştir.
[1] Global Critical Minerals Outlook 2025, IEA, 21.05.2025, https://www.iea.org/reports/global-critical-minerals-outlook-2025

Kaynak: Mineral Commodity Summaries (2025)
Ülke Bazında NTE Rezervleri

Kaynak: Mineral Commodity Summaries (2025)[1]
· Stratejik ve Ekonomi-Politik Önemi
- Stratejik Yönler:
. NTE’ler, dünya enerji dönüşümü, dijitalleşme ve savunma sanayi açısından kritik girdiler arasında yer alıyor. Bu nedenle “arz güvenliği”, “kaynak çeşitlendirmesi”, “dönüştürme (işleme)” kapasitesi gibi unsurlar günümüzde devletler açısından stratejik öneme sahip.
. Türkiye gibi kaynak açısından potansiyel taşıyan ülkeler, bu alanda “arz güvenliği”, “yüksek katma değere geçiş”, “sanayii yerelleştirme” gibi stratejik hedefler koyuyor.
. Uluslararası arenada, “NTE arz zincirleri ve kontrolü”, özellikle Çin-ABD rekabeti çerçevesinde kritik bir jeoekonomi ve jeopolitik konu hâline gelmiş durumda.
Çin – ABD – Avrupa Birliği – Japonya – Avustralya odaklı şekilde NTE’nin küresel strateji durumu ve genel eğilimler aşağıda tablo olarak sunulmaktadır.
[1] U.S. Geological Survey, Mineral Commodity Summaries, USGS, 31.01.2025, https://pubs.usgs.gov/periodicals/mcs2025/mcs2025-rare-earths.pdf

Kaynak: IEA (2024), USGS (2025), European Commission (2024)[1], DOE (2023)[2], METI (2024)[3], Government of Australia (2023)[4], OECD (2025)[5], Wired (2024)
- Küresel Strateji Haritasının Yorumu (2025):
1. Çin – Hâkimiyetin Merkezinde Kontrollü Güç Kullanımı.
. Çin, hâlen küresel nadir toprak arz zincirinin yaklaşık yüzde 70’ini kontrol ediyor.
. “Made in China 2025” politikasıyla, hammaddeyi “stratejik baskı aracı” olarak kullanıyor: fiyat ve arz kısıtlamaları, ihracat kotaları vb.
. Ancak çevresel baskılar ve Batı’nın arz çeşitlendirme çabaları nedeniyle dönüşüm sürecinde: artık sadece madencilikte değil, geri dönüşüm ve çevre uyumlu üretim alanında da konumunu güçlendirmeye çalışıyor.
. Çin’in temel avantajı: “tam entegre zincir” (çıkarma + rafinasyon + manyetik malzeme üretimi). Dezavantajı: çevresel ve jeopolitik risklerin artması.
2. ABD – Güvenlik Odaklı Sanayi Politikası
. ABD’nin yaklaşımı “teknolojik egemenlik ve arz güvenliği” temelli.
. Defense Production Act ve Critical Minerals Strategy ile iç üretimi yeniden canlandırıyor.
.Çin’den bağımsız tedarik için Kanada, Avustralya, Japonya gibi “friend-shoring” ortaklarıyla “stratejik zincir” kuruyor.
. Ancak yüksek maliyetler ve izin süreçleri nedeniyle üretim hızı sınırlı.
. Buna karşın ABD’nin “mıknatıs üretimi ve rafinasyon kapasitesi” yeniden artıyor (örnek: Mountain Pass 2.0).
3. Avrupa Birliği – Yeşil Dönüşümün Zorlayıcı Yanı
. AB, enerji dönüşümüne (elektrikli araçlar, rüzgâr türbinleri vb.) bağımlı hale geldiği için NTE tedarikini “yeşil sanayi güvenliği” çerçevesinde ele alıyor.
. Critical Raw Materials Act (2024) ile 2030’a kadar tüketimin yüzde 40’ını AB içinden sağlama hedefi var.
. Ancak üretim ve rafinasyon kapasitesi düşük; bürokrasi ve çevre izinleri sistemin darboğazı.
. AB’nin fırsatı, “geri dönüşüm teknolojileri” ve “döngüsel ekonomi” alanında liderlik geliştirmek.
4. Japonya – Teknoloji ve Geri Dönüşümde Sessiz Lider
. Japonya, 2010’daki Çin ihracat kısıtlamasından sonra NTE tedarikini stratejik güvenlik meselesi olarak tanımladı.
. Lynas (Avustralya) yatırımları, geri dönüşüm ve denizaltı madenciliği projeleriyle “arz güvenliğini” çeşitlendirdi.
. En güçlü tarafı: yüksek verimlilikte mıknatıs üretim teknolojileri. Zayıf tarafı: sınırlı doğal kaynak ve deniz tabanı madenciliğinin çevresel tepkiler yaratması.
. Japonya, “geri dönüşüm oranını” yüzde 25’in üzerine çıkararak, sürdürülebilir tedarikte öncü konumda.
5. Avustralya – Güvenilir Tedarikçi, Artan Katma Değer Arayışı
. Avustralya, dünyanın ikinci büyük üreticisi; ancak çoğu ürünü ham madde olarak ihraç ediyor.
. 2025 itibarıyla “Rare Earth Processing Hub” projeleriyle yerinde rafinasyon ve işleme kapasitesi artıyor.
. Hem ABD hem Japonya için stratejik partner statüsünde.
. Fırsatı: ESG (sürdürülebilir madencilik) markasıyla “etik tedarikçi” konumunu güçlendirmek.
- Genel Eğilimleri Yorumu:

- Küresel Strateji için Genel Çıkarımlar
. Küresel nadir toprak sistemi artık sadece maden değil, sanayi politikası, teknoloji, çevre ve “jeopolitik güç dengesi” ekseninde şekilleniyor.
. Bu konuda Çin hâlâ lider ama ABD-AB-Japonya-Avustralya ittifakı, 2030’a kadar “arz zincirinin jeopolitik yeniden dağılımını” hedefliyor.
. Bu dönüşümde en kritik faktör: sürdürülebilir madenciliğin ekonomik fizibiliteyle dengelenmesi.
- Ekonomi-Politik Yönler:
. NTE çıkarmak ve işlemek, yüksek katma değer yaratma potansiyeli taşıyor: yalnızca ham cevherin çıkarılması değil, bunun rafinasyonu, alaşım haline getirilmesi, ileri üretime dönüştürülmesi hem ülke sanayisi hem ihracatı için bir fırsat sunuyor.
. Ancak bununla birlikte riskler de var: düşük konsantrasyon, çevresel dışsallıklar, yüksek yatırım maliyeti, teknolojik uzmanlık gerektirmesi gibi.[1]
Bu bağlamda aşağıdaki “NTE Ekonomik Fayda – Çevresel Maliyet Dengesi” Tablosu bize bu konuda topluca net fikir vermektedir.

Kaynak: IEA Critical Minerals Market Review (2024); USGS Mineral Commodity Summaries (2025); AA Energy Analysis (2024)[1]; Wired, Intellinews (2025)[2]
. Ülke içi ekonomik katkılar açısından: yerli kaynakların kullanımıyla ithalata bağımlılığın azaltılması, iş gücü ve teknoloji geliştirme, ileri sanayi üretimi ve ihracat potansiyeli artışı gibi avantajlar söz konusu.
. Politika açısından: maden ve madencilik stratejilerinde “kritik hammadde” kavramı ön plana çıkıyor.
· Ülkelerin Ekonomilerine Katkıları
- Katma Değer yaratımı
. NTE’lerin ileri işlenmesi (rafinasyon, manyet üretimi, elektronik bileşenler) yüksek katma değerli sanayilerin temeli sayılıyor.
. Yalnızca kaynak çıkarımı değil, işleme ve üretim zincirinin ülke içinde olması, uygun politika ve altyapı varsa sanayi dönüşümünü hızlandırabilir.
- Arz Güvenliği ve İthalata Bağımlılığın Azaltılması
Bir ülke kendi NTE kaynaklarını bulduğunda veya işleme kapasitesi geliştirdiğinde, dışa bağımlılığı düşürür; bu da dış şoklara karşı direnç demektir. Bir ülkede keşfedilen rezerv, o ülkenin arz güvenliği bakımından potansiyel bir avantaj olarak değerlendiriliyor.
- İhracat ve Döviz Geliri Potansiyeli
. NTE’ler dünya ticaretinde “yüksek stratejik değer” taşıyor; ülke, kaynağı çıkarıp işleyip ihraç edebilirse döviz geliri elde eder.
. Ancak pratikte bu zincir tamamlanmadığı sürece yalnızca “kaynak çıkarımı” düzeyinde kalmak ve düşük maddedeki işleme ile sınırlı olmak, katma değer yaratan bir model oluşturmayı engeller.
- Sanayi Politikaları ve Teknoloji Transferi
NTE’lerin işlenmesi için gereken ileri teknoloji ve uzmanlık, ülkeye “teknolojide ilerletme fırsatı” sunar. Politika-araştırma-geliştirme (Ar-Ge) yatırımlarıyla birlikte, üretim zincirlerine entegre olunur.
- Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
. Rezervlerin gerçekte ne kadar ekonomik değerliliğe sahip olduğu (konsantrasyon, ekstraksiyon maliyeti) belirsiz olabilir.
. Çevresel maliyetler yüksek: çıkarım ve işleme süreçleri ciddi atık ve çevresel etkiler yaratabilir.
. Yalnızca hammadde üretmekle yetinmek, ülkelerin “global katma değer zincirinde” alt seviye konumunda kalmasına neden olabilir. İşleme, üretim zincirinin yukarısına çıkmak önemlidir.
. Uluslararası rekabet, teknoloji engelleri, finansman ihtiyacı gibi faktörler ülkenin avantajını gerçekleştirmesini zorlaştırabilir.
ÇİN ve NTE (2025)[3]
· Bugünkü Konum (madencilik, işleme, mıknatıs)
- Çin, NTE’ni en çok ev motorları, rüzgâr türbinleri, elektronik ve savunma (radar, güdüm) için NdFeB mıknatıs üretiminde kullanmakta.
- Madencilikte lider, işlemecilikte egemen güç: Çin, küresel NTE madenciliğinde birinci, işleme/ayırma aşamasında ise açık ara hâkim. USGS 2025 verileri Çin’in en büyük üretici olduğunu doğruluyor; IEA, işleme ve mıknatıs üretiminde Çin’in baskın payına dikkat çekiyor.
- Mıknatıs üretimi: IEA 2025 güncellemesine göre, NdFeB mıknatıs üretiminin büyük kısmı Çin’de gerçekleşiyor (2024 verisi).
- Sanayi kümeleri: İç Moğolistan’daki Baotou Çin’in en büyük nadir toprak merkezidir; üretim, işleme, ticaret burada yoğunlaşır.
- Çin’in ülke dışında nerelerde işlediği sorusuna gelince, Çinli şirketlerin doğrudan sahip olduğu büyük bir ayırma tesisi Çin dışında yaygın değil; küresel ölçekte Çin dışı en büyük ayırma Lynas Malezya. Çinli Shenghe gibi oyuncular ise offtake/finansman-ticaret bağlantılarıyla dış beslemeyi sisteme bağlıyor.
* Politika Araçları: İç Düzenlemeler ve İhracat Kontrolleri
- İçeride sıkı lisans-kota ve çevre denetimi: 2025’te yürürlüğe alınan yeni “geçici düzenlemeler” madencilik/işleme/ticareti tek elden izler, lisans ve kota ihlallerine yaptırımlar getirir. Amaç; çevre standardını artırmak ve yasa dışı üretimi kısmak.
- Dışarıya karşı kontrol: 2023 sonunda mıknatıs ve ayırma teknolojilerinin ihracatına yasak/izin zorunluluğu getirilmişti. 2024-2025’te kapsam ek ekipman ve malzemeleri de içerecek biçimde genişledi. 2025 Ekim’de kontrol listeleri ve lisans sıkılaştırmaları yeniden güncellendi.
* Üretim ve Tedarik Coğrafyası (Ülke İçi ve Dışı)
- Kaynak tabanı: Çin’in LREE/HREE (hafif/ağır) tedariki; kuzeyde (Baotou/İç Moğolistan) bastnazit, güneyde (Jiangxi civarı) iyon-adsorpsiyon killeri (HREE) ve ithal besleme karışımına dayanır. (USGS ve IEA genel çerçevesi)
- Myanmar bağımlılığı: 2023-2025’te Myanmar, Çin’in HREE (özellikle disprosyum/terbiyum) beslemesinde kritik kaynak durumuna geldi. 2024 sonu ve 2025 başındaki çatışmalar ve asilerle bölge kontrolleri, Çin’in ithalâtını sert etkiledi (bazı aylarda yüzde 40 ve üzeri düşüş).
- Saha güvenliği ve çevresel riskler: 2025 yazında Myanmar’daki maden bölgelerinin silahlı gruplarca el değiştirmesi ve kontrol vergileri tedarik kırılganlığını artırdı; HREE fiyatlarını zıplattı.
* Çin’in Yurt Dışı İlişkileri / Çin Dışındaki İşleme-Üretimle Bağı
- Çinli şirketlerin offtake ve ticaret bağları: Shenghe Resources gibi firmalar, ABD’deki MP Materials ile uzun yıllar offtake (alım) ilişkileri kurdu.2024’te sözleşme Shenghe’nin Singapur birimi üzerinden yenilendi. (Not: 2025’te tarifeler ve lisanslar nedeniyle ABD-Çin akışı zaman zaman askıya alındı/azaldı.)
- Çin dışı işleme merkezleri: Lynas (Malezya Kuantan) 2012’den beri Çin dışındaki en büyük ayırma tesisi; 2025’te ağır NTE (Dy/Tb) ayrımında ticari üretim bildirdi. (Malezya’da ayrıca 3.000 t/y mıknatıs yatırımı planı açıklanmış durumda.)
* Tüketim ve Kullanım Alanları
Ana kullanım: NdFeB mıknatıslar (EV çekiş motorları, rüzgâr türbinleri, robotik/otomasyon), katalizörler, cam-seramik, savunma elektroniği. Çin’in iç talebi EV/rüzgâr kaynaklı büyürken 2024’te zayıf ekonomi nedeniyle ihracat artmış görünüyor (iç talep göreceli olarak yavaşlayınca).
· Güçlü ve Zayıf Yönler (Çin Perspektifi)
- Güçlülükler:
. Tam entegre zincir: Maden→ayırma→oksit→metaller→mıknatıs/nihai ürün; ölçek ve öğrenme eğrisi avantajı.
. Politika koordinasyonu: Lisans/kota, çevre denetimi, ihracat teknoloji kontrolleri ile küresel fiyat/tedarik üzerinde politika kaldıraçları.
. Sanayi kümeleri ve ticaret altyapısı: Baotou ürün borsası/spot platformu ile şeffaflık ve ekosistem.
-Zayıflıklar:
. HREE (Ağır Nadir Toprak Elementleri/Heavy Rare Earth Elements) beslemede dışa bağımlılık riski: Myanmar’daki siyasi-güvenlik şokları ithalatı ve fiyatları oynatıyor.
. Çevresel maliyetler ve itibar: Çin içindeki çevresel baskı arttıkça, kirli kademelerin dışarıya kayması eleştiriliyor (Myanmar’a “outsourcing”).
. Jeopolitik maliyetler: ABD/AB/Japonya’nın friend-shoring[4] ve CRMA (Risk Yönetimi Güvencesi Sertifikası) gibi politikaları, Çin’in tekel gücünü orta-uzun vadede aşındırmayı hedefliyor.
* Yaptıkları / Yapacakları (2025 odaklı görünüm)
- Kısa vadede:
. İhracat izin ve teknoloji kontrollerini kademeli sıkılaştırma (özellikle mıknatıs ve ağır NTE tarafında), lisans denetimlerini artırma.
.Çevre/izleme ve kayıt sistemini güçlendirerek iç üretimde standardı yükseltme; yasa dışı üretimle mücadele.
- Orta vadede:
. Geri dönüşüm ve verimlilik (hurda mıknatıslardan Nd/Dy/Tb kazanımı) ile ithalâta duyarlılığı azaltma.
. Küresel Güney (Güney Doğu Asya Asya, Afrika) üzerinden besleme çeşitlendirme ve dış bağımlılığı yönetme (ek offtake’ler). (Politika eğilimlerine dair çıkarım; IEA/USGS trendleri destekliyor.)
* Küresel gelecekte Çin’in Yeri ve Payı (özet görüş)
2025–2030: Çin işleme ve mıknatıs halkalarında yüksek payını korur; ancak ABD-AB-Japonya-Avustralya’nın desteklediği yeni ayırma/mıknatıs tesisleri devreye girdikçe “kısmi çeşitlenme” yaşanır. Yine de kritik HREE tarafında “besleme düğümü” (Myanmar vb.) çözülemedikçe Çin’in fiyat/izin kaldıraçları sürecektir.
SONUÇ / DEĞERLENDİRME
Nadir toprak elementleri, 21. yüzyılın stratejik rekabet eksenlerinden biri haline gelmiştir. Artık mesele yalnızca kaynak zenginliği değil, değer zincirinde yer alma kapasitesidir: çıkarım, rafinasyon, mıknatıs üretimi ve ileri teknoloji uygulamaları arasındaki bağın güçlendirilmesi, ülkelerin ekonomik egemenliğiyle doğrudan ilişkilidir.
Çin hâlen küresel sistemin merkezinde yer alsa da, ABD-AB-Japonya-Avustralya eksenindeki “friend-shoring” stratejileri ve yeşil sanayi politikaları 2030’a kadar arz zincirinin kısmen yeniden dağıtılmasını hedeflemektedir. Bu süreç, çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik fizibilite arasındaki dengeyi belirleyici kılacaktır.
Sonuç olarak, NTE politikaları artık yalnızca madencilik değil, jeopolitik konumlanma, çevresel uyum ve endüstriyel dönüşüm bileşenlerinin bütüncül yönetimini gerektirmektedir. Bu nedenle, NTE önümüzdeki on yılda yeni bir küresel güç mimarisinin temel taşlarından biri olmaya devam edecektir.
[1] “Strategic minerals and REEs: The new battleground in global power play”, AA, 26.07.2024, https://www.aa.com.tr/en/energy/analysis/strategic-minerals-and-rees-the-new-battleground-in-global-power-play/42667?utm_source
[2] “Turkey yet to prove rare earth deposit has suggested “giant” potential despite reported processing talks with China”, Intellinews, 4.09.2024, https://www.intellinews.com/turkey-yet-to-prove-rare-earth-deposit-has-suggested-giant-potential-despite-reported-processing-talks-with-china-341915/?utm_source
[3] Bu bölüm için başlıca kaynaklar: “China's curbs on exports of strategic minerals”, Reuters, 15.08.2024, https://www.reuters.com/markets/commodities/chinas-curbs-exports-strategic-minerals-2024-08-15/?utm_source ; “ The world wants China’s rare earth elements – what is life like in the city that produces them?”, The Guardian, 26.06.2025, https://www.theguardian.com/world/2025/jun/26/china-rare-earths-baotou-life-metallic-elements?utm_source ; Kuantan, Malaysia, https://lynasrareearths.com/kuantan-malaysia-2/?utm_source ; Harold Thibault, “How China has relocated its most polluting mines to war-torn Myanmar”, Le Monde, 23.07.2025, https://www.lemonde.fr/en/economy/article/2025/07/23/how-china-has-relocated-its-most-polluting-mines-to-war-torn-myanmar_6743650_19.html?utm_source ; “Myanmar rebels disrupt China rare earth trade, sparking regional scramble”, Reuters, 17.09.2025, https://www.reuters.com/world/asia-pacific/myanmar-rebels-disrupt-china-rare-earth-trade-sparking-regional-scramble-2025-03-28/?utm_source ; “What to Know AÜreticilerout China's Halt of Rare Earth Exports”, NYT, 3.06.2025, https://www.nytimes.com/2025/06/03/business/rare-earth-metals-china.html
[4] Yakın çevre ile iş ilişkisinde bulunma.
[1] 1. Düşük Konsantrasyon (Low Concentration) tanımı:Bir maden yatağındaki nadir toprak elementlerinin oranının düşük olması anlamına gelir. Yani: cevherin (taşın) içinde NTE miktarı azdır. Sonuçları da:
Ekonomik olarak; çıkarım maliyeti çok artar. Çünkü az miktar metal için çok fazla kaya kazmak, taşımak, işlemek gerekir. Çevresel olarak; çok büyük miktarda atık (tortu, asidik su, radyoaktif yan ürünler) oluşur. Stratejik olarak; ülke “rezervim büyük” diyebilir ama çıkarılabilir (ekonomik anlamda kullanılabilir) miktar aslında çok daha azdır.
2. Çevresel Dışsallıklar (Environmental Externalities) tanımı: Bir ekonomik faaliyetin (örneğin madenciliğin) başkaları üzerinde yarattığı ama maliyetine dâhil olmayan çevresel etkileridir. Yani şirket kâr eder, ama çevreye veya topluma maliyet yükler — ve bu maliyet, fiyatlara veya şirketin hesaplarına yansımaz. Yani: NTE işleme sırasında kullanılan asitler yeraltı sularına karışır. Radyoaktif mineraller çevreye yayılır.Tarım arazileri zarar görür, yerel halkın sağlığı etkilenir. Ama bu zararlar, genellikle şirketin bilançosuna yazılmaz; topluma kalır. Bu zararlar “dışsallaştırılmış maliyetler”dir (external costs). Eğer devlet bunları hesaba katmazsa, maden “kârlıymış gibi” görünür. Ancak çevre temizliği, sağlık sorunları, rehabilitasyon maliyetleri sonradan toplumun sırtına biner.
[1] “Critical Raw Materials Act”, European Commision, https://single-market-economy.ec.europa.eu/sectors/raw-materials/areas-specific-interest/critical-raw-materials/critical-raw-materials-act_en
[2] “Critical Materials Assessment”, U.S. Department of Energy, Mayıs 2023, https://www.energy.gov/sites/default/files/2023-05/2023-critical-materials-assessment.pdf
[3] “Reference Materials for the Third Report of the Committee on New Direction of Economic and Industrial Policies”, METI, Haziran, 2024, https://www.meti.go.jp/shingikai/sankoshin/shin_kijiku/pdf/20240607_6.pdf
[4]Critical Minerals Strategy 2023–2030”, Department of Industry, Science and Resources, 7.07.2023, https://www.industry.gov.au/publications/critical-minerals-strategy-2023-2030#:~:text=The%20Critical%20Minerals%20Strategy%202023,expertise%20at%20extracting%20minerals
[5] “Making critical minerals work for sustainable growth and development”, OECD, 2025, https://www.oecd.org/en/topics/sustainable-mining-for-development.html
[1] Bu bölüm için başlıca kaynaklar: Juan-Ramón Cuadros-Juan-Antonio Jimber-del-Río-Rafael Sorhegui-Michelle Zea-De la Torre-andArnaldo Vergara, “Contribution of Rare Earth Elements Is Key to the Economy of the Future”, MDPI, 24.05.2024, https://www.mdpi.com/2073-445X/13/8/1220?utm_source ; John Hua Fan, Akihiro Omura, Eduardo Roca, “Geopolitics and rare earth metals”, European Journal of Political Economy, Temmuz 2023 https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0176268022001598?utm_source ; “The Geopolitical Battleground of Rare Earth Minerals”, IGS, 12.05.2025, https://www.gemsociety.org/article/rare-earth-minerals-in-geopolitics/?utm_source ; Raigirdas Boruta, “Rare earths. Seeking west’s strategic responses to China’s dominance”, GSSC, 11.02.2025, https://www.gssc.lt/wp-ontent/uploads/2025/02/v04_Boruta_Rare-earths_A4_EN.pdf
[2] Periyodik tablo, kimyasal elementleri atom numaralarına (proton sayılarına), elektron dizilimlerine ve benzer kimyasal özelliklerine göre düzenleyen bilimsel bir tablodur. Bu tabloda aynı gruptaki elementlerin kimyasal davranışları benzerdir. Bu tablo kimyanın “haritası” gibidir: atom yapısı, bağlanma tipi, elektronegatiflik, iyonlaşma enerjisi gibi özelliklerin sistematik değişimini gösterir. Keza bilim insanları ve mühendisler için, yeni bileşiklerin veya malzemelerin özelliklerini tahmin etmede temel araçtır.
Yorumlar