top of page

Rusya, Yaptırımlar ve Ekonomik Kriz Olasılığı

Ukrayna topraklarında yaşanan gerçek savaşın yanında, ABD liderliğindeki NATO grubu ile Rusya arasındaki “yaptırım” adı altındaki “ekonomik savaş” da giderek kızışmaktadır. Ukrayna’nın Rusya tarafından işgal edilmesine karşılık olarak ABD ve Avrupa, ekonomik yaptırımlar uygulama konusunda giderek boyut ve etkinlik yükseltmesine gitmektedir.

MALİ İŞLEMLER ve FİNANSAL KURULUŞLARA YÖNELİK YAPTIRIMLAR

Bu bağlamda, Rusya’nın en büyük iki bankası Sberbank ile VTB dâhil olmak üzere, önde gelen bazı Rus bankalarıyla yapılan tüm anlaşmalar askıya alındı. Ancak Rusya’nın enerji ihracat şirketlerine kredi sağlayan en büyük banka olan Gazprombank, bu yaptırımların dışında bırakılmıştır. Bu istisna bize, tek başına Almanya’da tüketilen enerjinin yüzde 40’ının Rusya’dan ithal edildiği gerçeği karşısında Batı’nın, yaptırımlar nedeniyle petrol ve gaz ihracatını aksatmak istemediğini anlatmaktadır.

Kısacası, “NATO yaptırım paketinin” önemli istisnaları bulunmaktadır. Bunların başında, Rusya’nın büyük finansal kuruluşlarına yaptırım uygulanırken, bu kuruluşlarla “enerji ve tarım ürünlerine” ilişkin yapılan başat işlemleri (bu tür işlemler Rusya toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisini oluşturmaktadır) yaptırım kapsamı dışında tutulmaktadır.

Söz Almanya’dan açılmışken bu ülkenin, yıllık 100 milyar m3 doğal gaz gereksiniminin yüzde 95’inin ithal yoluyla temin ettiğini; ham petrol ithalâtının yüzde 34’ünü, termik santrallere ve çelik üretimine giden taşkömürünün yüzde 53’ünü Rusya’dan sağladığını belirtmeliyiz.[1]

Finansal yaptırımlarla ilgili olarak AB lideri Von der Leyen ile ABD Başkanı Biden, “Rus oligarklarının finansal varlıklarını piyasalarımızda kullanmalarını yasaklamak için çalışacağız” dedi. Biden, ABD’nin “Rus hükümetine bağlı varlıklı Rusların ülkelerimizin vatandaşı olmasına ve finansal sistemlerimize erişmesine olanak tanıyan vatandaşlık satışı uygulamasını (altın pasaport) sınırlandıracağını” söyledi. AB ile ABD, “yaptırım uygulanan Rus şirketlerinin ve oligarkların varlıklarını, yatlarını, malikânelerini ve bulabileceğimiz ve dondurabileceğimiz tüm haksız kazançlarını tespit etmek, izlemek ve dondurmak” için bir “görev gücü” oluşturduğunu belirttiler.[2]

  1. Rus Bankalarının SWİFT sisteminden çıkarılması

Rus bankalarını uluslararası “SWIFT sisteminden çıkarılması” önlemi, Rus bankalarının uluslararası faaliyetlerini keskin bir şekilde etkileyecektir. Bu yaptırım Rus bankalarını “dost ülke bankalarıyla” ikili anlaşmaları veya faks/teleks gibi eski teknolojileri kullanmaya itecektir.

Rusya’da önde gelen 300 Rus bankası ve kuruluşu SWIFT kullanıcısıdır. Rusya, SWIFT kullanıcı sayısına göre ABD’nden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Rus bankaları genellikle” muhabir banka” olarak ABD ve Alman bankalarını kullanmaktalar.

Rusya’nın en büyük ticaret ortağı Çin’dir. Hem Rusya’nın hem de Çin’in, tekel konumunda olan ve Dolarla yapılan her işlemi ABD’nin kontrol ettiği SWIFT dışında, “uluslararası ödeme sistemleri” de bulunmaktadır. Bunlar, Rusya için SPFS, Çin için ise CIPS sistemleridir. Finans Profesörü Xi Junyang’a göre, yaptırımlar sonucunda Çin’in CIPS sistemini kullanan Rus şirketlerinin payının artacağını belirtmektedir. Xi’ye göre, Rusya’nın alternatif önlemler yoluyla ticari kayıpların yüzde 50’sini telafi etmesi olasıdır.[3]

Keza tahıl, doğal gaz ve petrolde Almanya, İtalya ve birçok Balkan ülkesi Rusya’nın önemli ticaret ortaklarıdır. Rusya’nın SWIFT’ten tamamen dışlanması ve varlıklarının dondurulması, bu ülkelerin ekonomilerini ciddi oranda etkileyerek krize neden olacak düzeyde olduğu belirtilmektedir. İlâveten, Rusya’nın 630 milyar Dolarlık toplam, 463 milyar Dolar da kullanılabilir rezervinin bir kısmının bu yeni kısıtlamalar sonrası kullanılamaz duruma geleceği uzmanlarca ifade edilmektedir. Çünkü Rusya’nın rezervlerinin bir kısmı kendisine yaptırım uygulayan ülkelerde bulunmaktadır.

  1. Rus Merkez Bankası varlıklarının dondurulması

En ciddi önlem, Rusya Federasyonu Merkez Bankası’nın Dolar varlıklarının dondurulmasıdır. Bu daha önce hiçbir G20 üyesi devletinin başına gelmemişti. Sadece Venezuela, Kuzey Kore ve İran merkez bankaları bu kaderi yaşamıştı. Söz konusu önlem uygulamaya konulmasıyla, bu yaptırım, Rusya’nın Dolar rezervlerinin uluslararası döviz piyasalarında Rubleyi desteklemek veya yerel ticari bankaların Dolar finansmanını sürdürmek için hiçbir şekilde kullanılamayacağı anlamına gelmektedir. Bu durumda Rus hükümeti, Ruble finansmanına ve altına bel bağlamak zorunda kalacak.

Bu bağlamda son olarak Japonya, ABD ve diğer müttefiklerini takip ederek, Rusya’ya yeni yaptırımları uygulamaya koydu ve Rusya Merkez Bankası ile 2 Rus kamu bankasının (Promsvyazbank ve Vnesheconombank) varlıklarını dondurma kararı aldı.

Rusya Merkez Bankası’nın döviz ve altın cinsinden varlıklarının ülkelere ve altın-döviz olarak dağılımı (% olarak) aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Kaynak: Michael Roberts blog, Russia: from sanctions to slump?

Rusya’nın döviz rezervlerinin çoğu Batı merkez bankalarında tutulmaktadır. Altın rezervleri ise toplam rezervlerin yaklaşık yüzde 23’ünü oluşturuyor. Ancak altın rezervlerinin fiziksel olarak nerede tutulduğu pek açık değildir. Söz konusu yaptırımın tam uygulanması halinde bu durum, para akışlarına ve Rus Rublesine ciddi şekilde değer kaybettirerek, enflâsyonun hızlanmasına ve hatta bankalardan ciddi ölçüde mevduat çekilmesine yol açabilir.

ÖNEMLİ TEKNOLOJİLERE ERİŞİMİ SINIRLAYAN YAPTIRIMLAR

Ayrıca Rusya’nın önemli teknolojilere erişimi konusunda “ağır ilerleyen” yaptırımlar bulunmaktadır. ABD Rusya’yı, küresel çip tedarikinin dışında bırakmayı amaçlamaktadır. Bu hamle, Intel ve Nvidia gibi, bu konuda önde gelen ABD şirketlerinin Rusya’ya satışının kesilmesini öngörmektedir. Sipariş üzerine üretilen çiplere yönelik küresel pazarın yarısından fazlasını kontrol eden, dünyanın en büyük sözleşmeli çip üreticisi Taiwan Semiconductor Manufacturing Company de, anılan yeni “ihracat kontrollerine” tam uyum taahhüdünde bulunmuştur.[4]

Bu şekilde Rusya’nın, “üst düzey yarı iletkenlerin” ve askeri açıdan kritik olan diğer teknolojilerin ithalâtına erişimi artık fiilen engellenmiş olmaktadır. Bununla birlikte, özellikle ABD yaptırımlarının hedefi olan Çinli şirketlerin, Rusya’nın ihracat kontrollerini savuşturmasına yardım etmesi de olası durmaktadır. Örneğin Çinli Huawei, Rus telekom ekipman pazarını geliştirmek için devreye girebileceği düşünülmektedir.

BAZI RUSYA GERÇEKLERİ

Konunun bu yönünde biraz daha derinleşebilmek için, Rus ekonomisinin birkaç gerçeğinden daha bahsetmenin yararlı olacağını düşünmekteyiz.

  1. Kişi başına düşen servet

1990’da Sovyetler Birliği’nin çökmesinin ardından Yeltsin ve kapitalist düzen yanlısı yönetim, Batılı iktisatçıların “devlet varlıklarını özelleştirmeye” ve “kamu hizmetleriyle refah” sistemini ortadan kaldırmaya yönelik “şok terapi” politikalarını uyguladı. Bu uygulamanın sonucunda, çoğunluğu eski Sovyet hükümet yetkililerinden oluşan küçük bir seçkinler topluluğu, enerji ve madenler sektörlerindeki çok büyük devlet varlıklarını, “rüşvet ve gasp” yoluyla çok ucuza satın almışlardı.

Daha sonra giderek “otokratik” bir şekle bürünen bu rejimle birlikte, Putin tarafından şekillendirilen “Rus oligarkları” ortaya çıktı. Rusya’nın GSYH’si azaldı ve yaşam standartları keskin bir düşüş gösterdi. 1998’den sonra “Rus kapitalist ekonomisi”, küresel emtia fiyatlarındaki patlama sayesinde toparlandı, ancak 2014’e gelindiğinde Rusya’nın ortalama yıllık GSYH büyümesi hâlâ ve sadece yüzde 1 idi.[5] Söz konusu bu çıkarımı aşağıda gösterilen, Rusya’nın ve bazı ülkelerin günümüzdeki “kişi başı servet dağılımı da (2018 Dolar kuru cinsinden)” doğrulamaktadır.

Kaynak: World Bank Wealth Report

  1. Yaşam süresi beklentisi

Kapitalist Rusya’daki “yaşam süresi beklentisinin”, aşağıdaki grafikte aktarıldığı gibi, bugün artık Çin’in gerisinde olduğunu görmekteyiz.

Kaynak: World Bank

  1. İnsani gelişme endeksindeki konum

İnsani gelişmenin temel boyutlarını (uzun ve sağlıklı bir yaşam, eğitime erişim ve iyi bir hayat standardına sahip olmak) ölçen “Dünya Bankası İnsani Gelişme Endeksi”ne baktığımızda Rusya’nın, 1990’dan itibaren yükselen ekonomiler arasında ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında iyi bir performans sergilemediğini izlemekteyiz.

Kaynak: Human Development Index – World Bank

  1. Sermaye stokunun yetersizliği

Rus ekonomisinin lokomotifi tek bir faaliyet dalına dayanır: “enerji ve doğal kaynak” ihracatı. 1998’den 2010’a kadar yükselen enerji fiyatlarından kaynaklanan kısa bir patlamadan sonra Rus ekonomisi, temel olarak “durgunluğa” girmiştir. Ülkenin ekonomisi “2014 yılına göre reel olarak daha büyük” olmasına karşın, iç talep hâlâ 2014 öncesi seviyelerdedir. Keza bu dönem boyunca birikimli GSYH büyümesi sadece sıfırın biraz üzerindeydi. Bunun nedeni 2019 yılındaki ihracat seviyesinin, 2014’e göre reel olarak sadece yüzde 17 daha yüksek olmasıydı. Rusya’nın “sermaye stoku” hâlâ “reel olarak 1990’a kıyasla daha az” ve söz konusu “sermayenin ortalama kârlılığı” da “düşük” düzeylerdedir. Özetlediğimiz bu durumu, yıllar itibariyle “Rusya’daki sermaye stokunu” gösteren grafik (1990 = 100) net olarak gözler önüne sermektedir.

Kaynak: Michael Roberts blog, Russia: from sanctions to slump?

  1. Gelecek içim GSYH büyümesi öngörüsü

Dünya Bankası, Rusya için uzun vadeli potansiyel reel GSYH büyüme oranının yılda sadece %1,8 olduğunu ve hatta bu oranın son on yılda elde ettiğinden daha hızlı olduğunu tahmin ediyor. Bu nedenle savaş, Rusya ve halkı için maliyetli olacaktır. Oxford Economics, önümüzdeki birkaç yıl içinde reel GSYİH büyümesinde yılda en az %1 puan kıracağını tahmin etmektedir. Bu olursa, temel olarak Rusya birkaç yıl boyunca ekonomik durgunluk içinde kalacaktır.[6]

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi Rusya ekonomisi tekrar, 2016 yılı Ruble değeriyle hesaplanmış 15 yıl öncesinin GSYH seviyesine döneceği hesaplanmaktadır.[7]

Kaynak: Rosstat,IIF

SONUÇ YERİNE

Putin Ukrayna’nın kontrolünü ele geçirebilirse bu, sömürülecek önemli zenginliklerin kapısını açacaktır. Çünkü Ukrayna, doğal kaynaklar, özellikle maden yatakları bakımından oldukça zengin topraklara sahip bir ülkedir: Dünyanın en büyük ticari nitelikte demir cevheri rezervine (30 milyar ton cevher, yani küresel toplamın yaklaşık beşte biri), Avrupa’daki bilinen doğal gaz rezervleri açısından da ikinci sırada yer almakta olup, bu kapasitenin çoğu bugün henüz kullanımda değildir. Keza Ukrayna, genellikle düz olan coğrafyası ve yüksek kaliteli toprak bileşimiyle büyük bir bölgesel tarım aktörüdür. Ülke, dünyanın en büyük beşinci buğday ve dünyanın en büyük tohum yağı ihracatçısıdır. Kömür madenciliği, kimyasallar, mekanik ürünler (uçak, türbinler, lokomotifler ve traktörler) ve gemi yapımı da Ukrayna ekonomisinin önemli sektörlerindendir.

Aslında tüm bu potansiyel sömürülmeyi beklemektedir! Bu kaynakları ele geçirme olasılığı AB ile ABD’yi de iştahlandırmaktadır. Aslında Ukrayna hükümeti, kalkınmak için çok büyük arazileri yabancı ve yerli yatırımcılara satmayı plânlamaktaydı. Bu amaç ve potansiyel, ülkeyi kontrol edecek olan güce büyük kazançlar sağlayacaktır. Bu güç kim olursa olsun, her iki durumda da savaş bittiğinde, binlerce kişi öldükten veya yaralandıktan sonra, Ukrayna halkı değil, işgal eden sömürücü güçler bundan fayda sağlayacaktır.

Tabii ki bütün bunların çoğu savaşın nasıl sonuçlanacağına bağlı. Putin Ukrayna’nın kontrolünü ele geçirebilirse bu, sömürülecek önemli zenginliklerin kapısını Rusya’ya açacaktır.

Sonuç olarak Putin’in Ukrayna’yı işgali, Ukrayna’yı “tarafsızlaştırmayı” ve NATO’yu uluslararası bir anlaşma yapmaya zorlamayı başaramadığı durumda, Rus ekonomisini ciddi şekilde zayıflatacak büyük bir kumar görünümündedir. Diğer yandan da şu bir gerçek ki, Rusya, ekonomik olarak da politik olarak da bir süper güç değildir. Toplam serveti (emek ve doğal kaynaklar dâhil) ABD ve G7’ye kıyasla oldukça küçüktür.

Peki bu oyunun Rusya yönünden “ekonomik krize dönüşme riski” ne kadardır? Henüz ellerdeki kartları göremiyoruz, çok gizliyorlar; çünkü eller örtük ve oyuncular deneyimli kurtlar.

[1] “Rakamlarla Almanya Rus doğal gazına ne kadar bağımlı?”, Euronews, 22.02.2022, https://tr.euronews.com/2022/02/22/rakamlarla-almanya-rus-dogal-gaz-na-ne-kadar-bag-ml

[2] “EU adopts targeted and sectoral Russia sanctions”, European Sanctions, 24.02.2022, https://www.europeansanctions.com/2022/02/eu-adopts-targeted-and-sectoral-russia-sanctions/; “Joint Statement on Further Restrictive Economic Measures”, The White House, 26.02.2022, https://www.whitehouse.gov/briefing-room/statements-releases/2022/02/26/joint-statement-on-further-restrictive-economic-measures/

[3] “US, European allies move to exclude Russia from SWIFT”, Global Times, 28.02.2022, https://www.globaltimes.cn/page/202202/1253297.shtml

[4] Michael Roberts, “Russia: from sanctions to slump?”, Michael Roberts Blog, 27.02.2022, https://thenextrecession.wordpress.com/?s=Russia%3A+from+sanctions+to+slump%3F

[5] Michael Roberts ,“The Russian revolution: some economic notes”, Michael Roberts Blog, 8.11.2017, https://thenextrecession.wordpress.com/2017/11/08/the-russian-revolution-some-economic-notes/

[6] Matt Egan, “Russia faces deep recession that will ‘only get deeper,’ Treasury official says”, CNN Business, 1.04.2022, https://edition.cnn.com/2022/04/01/economy/russia-recession-ruble/index.html; “Four weeks of war scar Russia’s economy”, Reuters, 25.03.2022, https://www.reuters.com/world/europe/four-weeks-war-scar-russias-economy-2022-03-24/; “Russia-Ukraine crisis”, Oxford Economics, https://www.oxfordeconomics.com/resource/tag/russia-ukraine-crisis/;”Global Macro Views – Russia’s Invasion of Ukraine and EM”, IIF,10.03.2022, https://www.iif.com/Portals/0/Files/content/1_IIF031022_GMV.pdf

[7] “Putin’s war to wipe out 15 years of progress for Russian economy”, Aljazeera, 24.03.2022, https://www.aljazeera.com/economy/2022/3/24/putins-war-to-wipe-out-15-years-of-progress-for-russian-economy

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

2021 yılında 46 milyar Amerikan Doları ($) olan “dış ticaret açığı (DTA)”, 2022 Ağustos itibariyle (yıllıklandırılmış olarak) yüzde 88 artışla 88.6 milyar $’a fırlamıştır. Yeni açıklanan “2023- 2025 d

Türkiye Hazinesi görülmemiş bir hız ile borçlanırken, son 3 yıldır sadece yurt dışı piyasalardan değil, “yurt içi piyasalardan da döviz ve altın” cinsi borçlanmayı çok artırdı. Bunun sonucunda” iç bor

bottom of page