top of page

Ekonomik küçülme ve slumpflâsyona giriş

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 yılı son çeyrek büyüme rakamını açıkladı. Ekim-Aralık dönemini içeren verilere göre, Türkiye ekonomisi 2018 yılının son çeyreğinde yüzde 3 oranında daraldı. Yılın bu son büyüme verisinin açıklanmasıyla, ülkenin 2018 yıllık büyüme sayısının yüzde 2,6’da kaldığı anlaşıldı.

SON ÜÇ YILDAKİ ÇEYREK DÖNEM BÜYÜME/DARALMA

Kaynak: TÜİK Yukarıdaki grafikte görüldüğü gibi, son üç yılın en büyük ekonomik daralması 2008’in dördüncü çeyreğinde yaşanmıştır.

Büyümede 2018 yılında yaşanan zayıflama ve düşüşün başat nedenleri olarak; geçen yılın son çeyreğinde iç talepte yaşanan sert daralma (yılın genelinde sadece yüzde 1,1 büyüme), yaz aylarında TL’da yaşanan aşırı değer kaybının yol açtığı yüksek enflâsyon sayılabilir.

ULUSAL GELİR ve KİŞİ BAŞI GELİR

2018 yılının toplam Ulusal Geliri/GSMH 3.701 milyar TL olarak gerçekleşti. TÜİK tarafından yıllık 2,6 olarak açıklanan 2018 yılı GSMH büyümesi, 2019-2021 yılların kapsayan ve 20 Eylül’de açıklanan son Orta Vadeli Program’da (OVP) yüzde 3,8 olarak öngörülmüştü.

Bilindiği gibi GSMH’nın, uluslararası karşılaştırmalar için Amerikan Doları ($) cinsinden karşılığını hesaplamak gerekmektedir. Bu bağlamda, 2018 yıl ortası USD/TL kuru olan 4,72 ile dönüştürdüğümüzde, $ cinsinden 2018 GSMH 784 milyar $ sayısına ulaşılmaktadır. Bu durumda 2017 yılında 851 milyar $ olan GSMH’ın, 2018 yılında ulaştığı 784 milyar $ rakamıyla, geçen yıla göre 67 milyar $ azaldığı ortaya çıkmaktadır.

Diğer yandan, kişi başı GSMH gerçekleşmesinin de aynı yönde olduğunu görmekteyiz. Ülkenin 2018 yıl ortası nüfusu 81.4 milyon olarak hesaplanmaktadır. Bu durumda kişi başı ulusal gelirin $ karşılığı da, 784 milyar $ / 81,4 milyon = 9.632 $ olarak ortaya çıkmaktadır. 2017 yılında 10.546 $ olan bu parametrede de, 914 $ gerileme olduğu anlaşılmaktadır.

ULUSAL GELİRİN DÜNYA SIRALAMASINDAKİ YERİ

Türkiye, $ cinsinden ulusal geliri yönünden 2017 yılında dünya sıralamasında 17’nci sırasındaydı. 2018 yılında ise, sırasını Hollanda’ya kaptırarak, 18’inci sıraya gerilemiştir.

Keza, 2017 yılında 10,546 $ tutarındaki kişi başı ulusal gelir ile dünyada 64’üncü sırada bulunan Türkiye, 2018 yılındaki 9.632 $ sayısındaki geliriyle, dünya sıralamasında 71’inci sıraya gerilemiş olmaktadır. Söz konusu rakamların bir diğer anlamı da, ülkenin “orta gelir tuzağından kurtulma” umudunun giderek sönmesidir.

GSMH’NIN GELİR ve HARCAMALAR YÖNÜNDEN DEĞİŞİMİ

GSMH’yı oluşturan faaliyetlere baktığımızda; 2018 yılının dördüncü çeyreğinde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak, tarım sektörünün toplam katma değeri yüzde 0,5, sanayi sektörünün yüzde 6,4 ve inşaat sektörünün de yüzde 8,7 azaldığını görmekteyiz. İlâveten, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri de yüzde 0,3 azalmıştır.

Hane halkının tüketimi 2018’in son çeyreğinde yüzde 8,9 oranında daralırken, finans, inşaat, sanayi ve tarım iş kollarındaki daralma oranları dikkat çekmektedir.

Dördüncü çeyrekte yaşanan küçülmede, başat rol oynayan hane halkı tüketim harcaması dışında, yatırım harcamalarındaki yüzde 12,9 oranındaki küçülmenin de önemli bir payı bulunmaktadır. Bunların yanında, dış alımın büyük ağırlığının üretimde girdi olarak kullanılan hammadde, ara malı ve yatırım mallarından oluştuğu gerçeği göz önüne alındığında, ithalâttaki yüzde 24,4 oranındaki daralma da aslında, üretimdeki düşüşün bir başka yansımasına işaret etmektedir.

Diğer yandan, özellikle finans kesiminde yaşanan yüzde 16,2 oranındaki daralmanın reel kesimi etkilemiş olması da, bir başka yadsınamayacak gerçektir. Finans kesiminde yaşanan söz konusu daralmanın nedenlerini iki başlıkta toplayabiliriz:

* Finans sektörünün, kredi geri ödemesinde sıkıntı çeken reel kesime kredi açma konusundaki isteksizliği,

* Yüksek faizler ve düşük iç talebin, reel sektörün yeni kredi kullanımını engellemesi.

SLUMPFLÂSYON OLASILIĞININ GÜÇLENMESİ

Türkiye, daha önce de belirttiğimiz gibi,* 2018 yılının son çeyreğinde ortaya çıkan ortalama yüzde 22,4 enflasyon ve yüzde 3 ekonomik küçülmeyle, “slumpflâsyona” girmiştir. Bilindiği gibi slumpflâsyon, enflâsyonla birlikte küçülmenin bir arada yaşanması durumu olup, maalesef yerel seçimler nedeniyle ekonomi yönetimi bu konuyla ilgilenmemektedir.

Konu, ekonominin başındaki Bakan Berat Albayrak’ın dediği, “İktisadî faaliyette en kötü geride kalmıştır. Büyümede en kötü beklentiler gerçekleşmemiştir” sözleriyle geçiştirilemeyecek veya örtülemeyecek kadar derindir.

(*): Ersin Dedekoca, “Ocak Ayı Enflâsyonu, Eflâsyon Raporu ve Slumpflâsyon Olasılığı”, Söyledik.Com., 10.02.2019, http://soyledik.com/tr/makale/7797/ocak-ayi-enflasyonu-eflasyon-raporu-ve-slumpflasyon-olasiligi–ersin-dedekoca.html

1 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Tırmanan Dış Ticaret Açığı Ve Ödemeler Dengesi Sorunu

2021 yılında 46 milyar Amerikan Doları ($) olan “dış ticaret açığı (DTA)”, 2022 Ağustos itibariyle (yıllıklandırılmış olarak) yüzde 88 artışla 88.6 milyar $’a fırlamıştır. Yeni açıklanan “2023- 2025 d

İç Borç Yükü Batağı

Türkiye Hazinesi görülmemiş bir hız ile borçlanırken, son 3 yıldır sadece yurt dışı piyasalardan değil, “yurt içi piyasalardan da döviz ve altın” cinsi borçlanmayı çok artırdı. Bunun sonucunda” iç bor

Comments


bottom of page